7.12.2018

Son Çıkış :: Siren'in Çağrısı ve Tahsin'in Dilemması


Anadolumuzun cümle garibanları ve onlara sonradan eklemlenen Suriyeli dindaşlarımız, en büyük umutları olan Büyük İstanbul vilayetine göçmeye devam ederken; doğma büyüme İstanbullu olduğu halde buradan bir an önce kaçıp kurtulmanın ince hesaplarını yapanlar da az değildir, malumunuz..

Müthiş öngörümle, aralarında sizin de bulunduğunuzu tahmin ettiğim, sevgili burjuvazimizin bazı mensupları, şu saçmalıklar ülkesinden kaçarak yurt dışına yerleşmenin yollarını gözlerken; İstanbul'un trafiğindan, gürültüsünden, bitmek bilmeyen inşaat hengâmesinden, insanın yaşam enerjisini, sevincini sömüren çalışma ortamlarından kaçmayı düşünen bazılarımız da -illaki- Güney'de konumlanmış, sessiz, sakin bir sahil kasabasında hayatın tadını çıkarmanın hayalini kurmaktadır..

Filmimizin biricik kahramanı Mimar Tahsin de 'yere batasıca' inşaat sektörümüzün en büyük 'beton sıçan canavarlar'ından biri olan bir şirkette 'gönülsüzce' çalışmakta; lâkin ne yapacağı, bu kaotik çukurdan nasıl çıkacağına dair pek bi fikri bulunmamaktadır..




Tahsin günlerden bir gün, okuldan eski, silik bir arkadaşlık anısı olan, ama artık gözüne çok değişmiş, güzelleşmiş görünen, Siren kızımızla karşılaşır..

Siren, oğlanın imdat sesini duymuşcasına ortaya çıkmış ve adeta onun can simidi olmuş gibidir..
O, tam da Tahsin'in duymak istediği şeylerden bahsetmekte, onun -bir türlü cesaret edip de gerçekleştiremediği- kurtuluş hamlesinin gazını vermektedir..




Tahsin, Siren'in çağrısına kapılıp da bireysel kurtuluşunu gerçekleştirebilecek mi?.
Yoksa 'mitolojik öngörü' bir kez daha devreye girecek ve bizim oğlan, hüsrana mı sürüklenecek?.

Filmin -uzun bir süreyi kapsayan- ilk bölümünde, İstanbul'dan ve mutsuz hayatından kaçmak ve Siren'e kavuşmak üzere Atatürk Havalimanı'na ulaşmak isteyen, ama bir türlü bunu başaramayan Tahsin'in başına gelen 'tuhaf ama gerçek' hadiseler izlenirken; son bölümde ise, bi şekilde Güney'e ulaşmış Tahsin'in, tek kelimeyle 'ibretlik' hal-i pürmelali resmedilir..




İnsan Ki Hep Kendisinde Olmayanı İster


Yaptığı, 'karakter'i olan iki adet filmle, sinemamızın çorak topraklarına iyi bir giriş yapan Ramin Matin bu kez, güncel yaşantımızda dilimizden düşürmediğimiz bir numaralı sohbet konularımızı, N. Can Kantarcı’nın 'kara komedi' tadındaki senaryosu vasıtasıyla irdelerken, o hep hissedilen 'genç ama olgun' üslubunu aynen sürdürüyor..

Son Çıkış'ın, mevzunun da zorlamasıyla iyice komediye meyletmesi (her yeni gün yeni bir rezaletle karşılaştığımız şu saçma sapan gündemli yaşantımızda gülmeyelim de delirelim mi!), 'özgünlük' açısından onun tek önemli handikapını oluşturuyor..




Komedi türüne has, belirli sayıdaki trükleri -ister istemez- yorumlayarak öyküsünü zenginleştiren film, bazı klişelere başvurmak zorunda kalsa da, bunları minimum oranda tutması ya da benzeri kalıpları kırarak yeniden oluşturmasıyla, pek de fazla hasar almadan bu sorunu aşmayı biliyor.. 

Filmin yükünü en az yüzde seksen oranında, tek başına taşıyan Deniz Celiloğlu'nun, adım adım oluşturduğu karakteriyle 'ödüllük' bir performansa ulaştığını; bir sekanslık, 'kafası kıyak komik teyze' rolüyle Ayşenil Şamlıoğlu'nun -Celiloğlu'yla karşılıklı- harikalar yarattığını da ekleyeyim..




Son tahlilde sözün özü şudur:
Zannettiğin gibi, büyük şehirden öyle kolayca kaçamazsın; kaçsan bile, varacağın yeri ve yeni yaşantını, hayallerindeki gibi bulma ihtimalin oldukça düşüktür; aynen bulsan bile, insan hep kendisinde olmayanı ister, aynı şeylerden bıkar sonra, cennetten bile sıkılır insan, eski günleri, o eski  'lanet' yaşantını bile özlersin lan!. evet bu böyledir..

Zorunlu bir not:
Üstteki, ikinci noktalı virgülden sonraki son cümle filmin konusuna pek uymaz, daha doğrusu mevzu oraya doğru fazla evrilmez; ama ben yine de bu evrensel ve insani gerçeği araya sıkıştırayım da üzerime düşen -düştüğünü sandığım- görevi, yapayım istedim.. 

Ukalaca bir dip not:
Yunan mitolojisinde Sirenler, bir adada yaşadıklarına inanılan, deniz kızına benzer yaratıklardır..
Bu adanın tamamı uçurumlarla ve kayalıklarla çevrili olup, yakınlarda dolaşan denizciler, sirenlerin söylediği şarkıdan büyülenir ve gemilerini kayalıklara doğru sürerek onlara yem olurlar..




Son Çıkış


Yönetmen: Ramin Matin
Senaryo: N. Can Kantarcı
Oyuncular: Deniz Celiloğlu, Ezgi Çelik, Pınar Töre, Gizem Erdem, Kerem Fırtına, Gökçen Gökçebağ, Erdem Şenocak, Müfit Kayacan, Ayşenil Şamlıoğlu, Sedat Kalkavan, Tekin Ezgütekin, İbrahim Selim ve İpek Türktan Kaynak
Görüntü yönetmeni: Tayman Tekin
Sanat yönetmeni: Hülya Karakuş
Kurgu: Evren Luş
Yapımcı: Emine Yıldırım ve Oğuz Kaynak
Yürütücü yapımcı: Yonca Ertürk

7   /10