2.06.2021

Video sanatının öncü ismi 'Nam June Paik'


Nam June Paik video sanatının öncülerinden biriydi (1932- 2006). 

Warhol ile Nameth’in, rock, film ve performansı birleştiren saykodelik happening’lerle deneysel çalışmalar yaptığı sıralarda video sanatının öncüleri Nam June Paik, Stephen Beck, Eric Siegel ve Steina Vasulka’nın aynı konularda deneyler yapmış olması ilginçtir.

Pop müzikle özgül ilişkisi ve 1960’lardan 1970’lere doğru müzik videosunun estetiği üzerindeki önemli etkileri nedeniyle Nam June Paik’in en önemli eserlerinden biri ve Bu Bir Aşk Şarkısı Değil: Video Sanatı ve Pop Müzik İlişkisi sergisinde yer alan Jud Yalkut’la birlikte yaptığı Beatles Electroniques’tir. 

Bu üç dakikalık siyah-beyaz ve renkli video, estetik açıdan video sanatının ilk dönemlerine, Wolf Vostell ve Paik gibi sanatçıların televizyonun yarattığı medya ikonlarına karşı sert bir tutum takındığı, onların maskelerini düşürdüğü dönemlere karşılık gelen bir çalışma. 



Bu videoda Paik, Beatles’ın televizyonda yayınlanan konser görüntülerini kendine mal ederek ses ve görsellerin tahrip edildiği agresif bir işlemden geçirmiştir.

Bu videonun büyü bozucu özelliği, grubun dağılmasıyla sonuçlanan sancılı bir dönemine rastladığı için daha da anlam kazanıyor. 

Aslında grup, dağıldıklarına dair resmi açıklamayı videodan birkaç ay sonra yapmıştı. 

Beatles Electroniques’te Paik, grubun görüntüleri üzerinde elektromanyetik araçlarla doğaçlamalar yapar, grup üyelerinin yüzlerini katot dokusunda yok olana kadar tahrip eder. 

Bu sırada, orijinal sound ile besteci Ken Werner’in aynı parçadan aldığı ve sintisayzırla değiştirdiği ses parçalarından türettiği Four Loops başlıklı bir elektronik müzik parçası yan yana getirilerek Beatles’ın müziği “bozulur.”



Dört yıl sonra Nam June Paik (John Godfrey ile birlikte) en etkileyici eserlerinden biri olan Global Groove’u ortaya çıkarır. 

Global Groove, dönemin televizyon formatlarının dilinin yapısını etkili biçimde ayrıştırarak video sanatında bir kilometre taşı haline gelen bir “görsel-işitsel pastiş”ti, MTV’nin ilk dönemlerinde son derece karakteristik bir davranış olan zapping, küreselleşme ve genel medya doygunluğu gibi kavramları öngörüyordu. 

Pop halüsinasyonunda tipik bir estetik uygulayan Paik, videoda rock dansını (video Detroit Wheels’in Devil With a Blue Dress’i eşliğinde unutulmaz bir sahneyle başlar), Japon reklamlarını, John Cage, Merce Cunningham ve Allen Ginsberg’ün performanslarını, geleneksel Kore danslarını, Başkan Nixon’ın bozulmuş görüntülerini ve Charlotte Moorman’ın TV Çello’yu çalarken görüntüsünü karıştırarak verir. 




Başlıktaki “Global” terimi doğrudan McLuhan’ın Global Village’ına bir göndermedir ve bütün ülkelerin kablolu televizyonla birbirine bağlandığında olacakları öngörür. 

“Groove” teriminin ise o dönemlerde daha çok caz ve soul ile bağlantılı açık müzikal yan anlamları vardır. 

Jean-Paul Fargier’in gerçekleştirdiği bir söyleşide Paik, New York caz müzisyenlerinin kullandığı “Groove” terimini “cazı uyuşturucu kullanır gibi kullananların duyularının köreldiğine işaret etmek için” seçtiğini belirtir (Jean-Paul Fargier, 1986). 

Dolayısıyla video sanatının müzikal kökleri Paik’in kurucu nitelikteki eserlerinde açıkça görülür.



Christian Marclay’nin “Gitar Sürükleme” başlıklı eseri de aslında Nam June Paik’e bir saygı duruşu niteliği taşır; özellikle de Nam June Paik’in 1961’de gerçekleştirdiği Violin to Be Dragged on The Street (Sokakta Sürüklemelik Keman) performansına gönderme yapar. 

Nam June Paik ve eserleri, bugün hâlâ özellikle mecra olarak videoyu kullanan sanatçılara ilham kaynağı olmaya devam ediyor.