21.12.2019

Beyaz Hüzün


Çerkes sürgününde, annesi ile birlikte Osmanlı topraklarına sığınan Abrek, annesinin ölümünden sonra bir Osmanlı askeri olarak cepheden cepheye koşmuş ve nihayet Sarıkamış harekatı için 33. Tümenle birlikte yola çıkmıştır. 

Balkan harbinin hezimetini ve hezeyanını zihninden atamayan Abrek'in bu yürüyüşe çıkmaktaki asıl amacı kendisinin emrine verilen mangayla birlikte Sarıkamış'a ulaşmaktır. 

Zorlu doğa şartlarının yanı sıra açlık, susuzluk ve hastalık yürüyüşü zorlaştırmaktadır. 

Çıkan bir çatışmada tümenle yolları ayrılan Abrek'in yüreği ve zihni yol ayrımındadır artık. 

Ya kimsenin görmediği, bilmediği yerlere doğru koşup kaçacak ya da son nefese ve son ere kadar direnerek Sarıkamış'a ulaşacak..

Beyaz Hüzün, 20 Aralık'ta gösterime girdi.. 




Söz konusu 'felaket' sonrasında Mustafa Kemal'in; "Allah ve millet sizi lanetlemiştir paşa!" deyu yüzüne haykırdığı rivayet edilen, 'kifayetsiz muhteris' Enver Paşa'nın liderliğinde kalkışılan Sarıkamış Harekatı'nın, Osmanlı'nın yenilmesi, onbinlerce askerin Ruslarla savaşarak ya da donarak ölmesiyle Sarıkamış Faciası'na dönüştüğünü biliyoruz..

İşbu harekatı -hep söylenenin aksine ayaklarına postal, üstlerine kalın palto ve kürkler giyinmiş- bir manga askerle birlikte olaya katılan, annesinin hayaletinin tasallutunda kafası bulanmış, Çerkes kökenli bir çavuşun gözünden anlatmaya çalışan Beyaz Hüzün; belli ki süre doldurmaya yönelik -örneğin, böylesine bir 'can pazarı'nda bir erin hastalanıp ölmesini yarım saat boyunca gösteren- salkım salkım sarkan sekansları, kötü oyunculuklara ilaveten 'karakter' olamayan kahramanları, 'komik' çatışma sekansları, sürekli tekrarlanarak iyice dayanılmaz hale gelen 'anneli halüsinasyon' görüntüleriyle falan, seyircisi üzerinde etkili olması namümkün bir 'müsamere estetiği' sunuyor..




Doğrudan harekatı anlatmasa da, bu Facia'nın içinden çıkmış, savaşın acısı iliklerine işlemiş vaziyette evlerine dönmeye çalışan sivil ve askerlerin öyküsünü, başarıyla anlattığını hatırladığım, Alphan Eşeli'nin 2013 tarihli filmi Eve Dönüş: Sarıkamış 1915'in kalitesinden, ferasetinden fersah fersah uzak şu 'hamasi kordela' neden çekilir acaba, neden!?
Milli hisleri coşmaya meyilli olup ellerinde kılıç ve baltayla tv dizisi izleyenleri 'hedef kitle' belirlediği için mi; yoksa, mümkünmertebe'nin geleneksel ödüllerinden olan 2019 Yılının En Kötü Filmleri listesine kafadan girmek için mi?.

Yazan, yöneten ve oynayan 'Çavuş' Kenan Korkmaz'ın, çeşitli açılardan poz vererek, rol keserek -sanki günümüzde yaşıyormuşcasına harekatın analizini yapan- nutuklar çekerek, kendini yüceltip 'narsisizm'e yelken açarak kotardığı (askerlerden birinin, Korkmaz'ın yüzünün 'mânâlı' kıvrımlarına bakarak koskoca Osmanlı İmparatorluğu'nun giderek 'sarpa saran' tarihini özetlediği sahneye dikkat!) bu 'enteresan' eseri -maalesef- kimselere tavsiye edemiyorum..




Yazan/Yöneten: Kenan Korkmaz
Oyuncular: Kenan Korkmaz, Murat Yatman, Duygu Poyraz, Senol Kara, Edip Tutal, Ali Poyraz, Yavuz Gürbüz
Görüntü Yönetmeni: Erol Civan
Müzik: Yıldıray Gürgen

1,5   /10