9.01.2021

Pieces of a Woman :: Anlarsa Ana Anlar


Zengin ve görgülü bir aileden gelen Martha (Vanessa Kirby) ile şu an bir asma köprü inşaatında çalışan 'fakir ama gururlu' emekçi kardeşimiz Sean (Shia LaBeouf), mutlu bir birlikteliğin keyfini süren güzel bir çiftimizdir..

Hamileliğinin son günlerine geldiğinde kendisiyle tanıştığımız Martha'nın bir kız çocuğu doğuracak olması, çiftin mutluluğunu katmerleyecek gibidir..

Ancak ne yazık ki bu umulan gerçekleşmeyecek, hastanede değil de evde doğurmak gibi -bence- gereksiz bir isteği takıntı haline getirmiş kızımızın bu hatasına eklenen; doğumun zamanından önce başlaması, işi çıkan asıl ebe yerine yardımcısının eve gelmesi gibi olumsuz etkenlerin sonucunda zorlukla doğurtulan bebek bir kaç dakika içinde ölecektir ki, bu elim acıya can mı dayanır!.




Seyircisini, mutlu bir olaya tanıklık etmenin keyfiyle karşısına geçiren ve doğanın en büyük mucizelerinden biri olan doğum olayını tüm gerçekliğiyle aktaran film, hemen akabinde gerçekleşen bu trajik olayla birlikte, hissi bir kaosa doğru yön değiştirecektir..

Özellikle ve doğal olarak önce, aylarca içinde büyüttüğü, karşılama hazırlıkları yaparak sabırla doğumunu beklediği biricik yavrusunu kucağına almasından saniyeler sonra kaybeden annenin, sonra da babanın yas günlerine, bu acıya daha fazla dayanamayacak gibi duran çiftin beraberliğine, başta Martha'nın annesi Elizabeth (Ellen Burstyn) olmak üzere yakın aile çevresinin olaya yaklaşımına ve hatalı olmakla suçlanan ebenin yargılanmasına yoğunlaşan film; giderek daha da kararan, bunaltan bu atmosferin içinden bir çıkış arayanın, bulanın, bulamayanın, acıyla yüzleşenin ya da korkup kaçanın izlerini sürecektir..




Pek beğendiğimiz, 2014 yılı yapımı Fehér isten/Beyaz Tanrı'nın Macar yönetmeni Kornél Mundruczó imzalı Pieces of a Woman, genç bir kadının hayatında başına gelebilecek en trajik, en sarsıcı travmaya ve sonrasına dair -duvardaki tablo saçmalaması dışında*- çok başarılı bir drama..

Siz bakmayın babanın döktüğü o -hadi bugün insaflı olayım da 'timsah' demiyeyim- gözyaşlarına, 'ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar' özlü tesbitin altını kalınca çizen film, olaydan en çok etkilenenin de, ama en sonunda gerçeğin özünü görerek en doğru tavrı sergileyenin de yine o 'acılı' anne olacağını vurgularken; o tesbite de özgün bir ekleme yapar: Anlarsa da analar anlar!.

Öte yandan, bir fotografın ân'ı çağrıştıran; dolayısıyla da -adeta bir 'katalizör' misali- Martha'yı gerçeğe uyandıran gücüne de saygı duyalım lütfen..




Zaten ne 'mal' olduğunu çok geçmeden gördüğümüz baba rolünde Shia LaBeouf her zamanki ustalığını yine sergilerken, olayın tam merkezinde yer alan Vanessa Kirby'nin verdiği oyunculuk resitaline hayran olmamak olanaksız; yalnız bu arada, varsıllığın doğal kibriyle mücehhez olarak, damadı ve -dolayısıyla da- kızı Martha'yla arası bozuk olan, giderek de demans'a doğru yol alan 'anne' Ellen Burstyn'in performansını es geçmek, doğrusu haksızlık olur..    


    

* Gelelim duvarda asılı o tabloya: Filmin bir yerinde, Ortaköy Camisi ile birlikte poz vermiş Boğaziçi Köprüsü'nün duvarda asılı resmine bakan Sean, bu bizim köprüden, ABD'de ve 1940'larda fiziksel bir fenomenle korkunç bir biçimde yıkılan Tacoma Köprüsü olarak bahsediyor; üstelik film, anlık bir görüntüyle bunu geçiştirmiyor, epeyi uzun bir süre tabloyu kadrajda tutuyor..
Sırf köprü görüntüsü olsa neyse, sonuçta iki asma köprü birbirine benziyor denir; ama, köprünün hemen yanında çifte minareli koskoca bir cami durmakta, üstelik karşı yakanın tepesinde de bir Türk bayrağı dalgalanmakta..
Hata desen, bu ne salakça bir hata?. Şaka desen, hiç yeri değil!. 
Galiba yapımcılar ya da Netflix, Türkiye'ye bir selam göndermek istemişler diyerek, kapatalım bu pek saçma mevzuyu..





Pieces of a Woman


Yönetmen: Kornél Mundruczó
Senaryo: Kata Wéber
Oyuncular: Vanessa Kirby, Shia LaBeouf, Ellen Burstyn, Iliza Shlesinger,  
Yapım: 2020, Kanada | Macaristan | ABD, 126'

8   /10