9.04.2019

Un amour impossible : Hayatını dönüştürebilmiş bir kadın hikayesi


1950’lerde başlayan bir aşkın sınıf çatışmasıyla onyıllara dağılan hikâyesini, bir anne ile kızın arasındaki koşulsuz sevgi ile anlatan Un amour impossible / İmkânsız Aşk, Christine Angot’un romanından uyarlandı.

Dünya Festivallerinden seçkisinde yer alan filmin gösteriminin ardından yönetmen Catherine Corsini’nin katılımıyla soru-cevap gerçekleşti.

Kitabın yazarı acaba ne düşünüyor bu filmle ilgili? Filmin yapımı sırasında kendisiyle görüştünüz mü?

Christine’nin hem çok seveni var hem sevmeyeni. Televizyonda bir programı var o yüzden çok yoğun eleştiriye maruz kalan bir yazar. Çok güçlü bir karakter olduğu için filmin yapımı sırasında ondan birazcık uzaklaşmayı tercih ettim; o güçlü kişiliği filme yansımasın diye. Kitapta ele aldığı hikâye, kendi öz annesinin hikâyesi. Filmi yaptıktan sonra annesine ve ona izlettim; çok hoşlarına gitti. Sonrasında ilişkimiz dostluğa dönüştü. Bu filmi esasında tüm kadınlara adadığımı söyleyebilirim; annem, teyzem, bütün kadınlar… Çünkü o dönemde de günümüzde de kadınlar erkek-egemen bir toplumda yaşamanın zorluğuyla baş başalar. Filmde gördüğümüz güçlü bir kadın figürü aslında. Filmin başındaki ve sonundaki kişi aynı değil, karakterin değiştiğini ve dönüştüğünü görüyoruz. Yine de, tüm darbelere rağmen ayakta kalmayı başarmış ve hayatını dönüştürebilmiş bir kadın hikâyesi bu.




Adam feci biri, buna hiç şüphe yok ama kadının hiç mi suçu yok, ne dersiniz?

Romanda zaten bir satırda şunu söylüyor; “bu her ikimizin de suçu”, hem kadının hem adamın yani. Çocuk o ilişkide sanki hapsolmuş, rehin alınmış gibi. Bu filmi yapmadan önce, kitabı okurken, kadının terk etmesi gerekiyor diyordum ama çok karmaşık bir ilişki. Hayat da bu bazen gerçekten; kendimizi inanılmaz ilişki yumaklarında bulabiliyoruz.

Film hakkında detaylı bilgi için tıklayın.