12.04.2019

Garson : Krikris’in ilk filmi!


The Waiter / Garson, Steve Krikris’in yönetmen, tiyatro oyuncusu, senarist, reklamcı, festivalci kariyerinin ardından hazırlık aşaması 7 yıl süren ilk uzun metraj filmi.

Kırklı yaşlarında, içine kapanık garson Renos’un sakin, son derece disiplinli, dakik ve rutin hayatı komşusunun ortadan kayboluşuyla bir anda baştan aşağı değişir.

Cinemaximum City’s Nişantaşı’nda gerçekleştirilen gösterimin ardından Steve Krikris, izleyicinin sorularını cevapladı.

Daha önce Yorgos Lanthimos'un birkaç filminde oynamıştınız. Kendinizi Yunan Yeni Dalgası'na mensup görüyor musunuz?

Yorgos'la eskiye dayanan bir tanışıklığımız var. Bütçe yetersizliğinden ilk filmlerine tanıdıklarını dahil ediyordu hep. Ben de onun iki filminde oynadım. Onun filmleri diğer Yunan filmlerinden, Angelopoulos gibi mesela, o anlayıştan farklı. Bir yandan da bütçe yetersizliği onu yaratıcılığa yönlendirdi denebilir. Ancak aramızda bir benzerlik veya etkilenme yok. Tek ortak nokta ikimizin de filmlerinde rol alan oyuncu Aris Servetalis.



Filmin içinde gerilim de var kötülük de var ama film ne gerilim ne de kötülük hakkında.

Bir türe oturtmam gerekse filmi neo-noir (yeni kara film) olarak tanımlardım sanırım.

Filmi oluşturan fikrin kaynağı neydi?

80'lerin sonunda New York'ta, East Village’da oturuyordum. Dört katlı bir apartmanda. Çek bir komşum vardı. Öldürüldü. Katili de gördüm. Bu beni çok etkilemişti. Yıllar sonra bir senaryo atölyesinde bir konu belirlememizi istediler. Benim de aklıma yaşadığım bu olay geldi ve bunu senaryoya dönüştürmeliyim dedim kendime. Fikir bu olaydan çıkmadı, kıvılcım o atölyede parladı aslında.

Film hakkında detaylı bilgi için tıklayın.