25.07.2018

Mamma Mia! Here We Go Again / Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz


Yeniden şarkı söyleyip dans etmeye, gülüp sevmeye hazır olun.
600 milyon dolar gişe hasılatı yapan Mamma Mia! filminde 10 yıl sonra, ABBA’nın şarkılarına dayalı yepyeni müzikal için sihirli Yunan Adası Kalokairi’ye geri dönmeye davetlisiniz.

Müzikal komedi, geri dönen orijinal oyuncu kadrosuyla ve LILY JAMES, ANDY GARCIA ve Oscar® ödüllü CHER gibi yeni katılanlarla birlikte 20 Temmuz 2018’de vizyona girdi.

Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz’un yapımcıları, orijinal filmin de yapımcıları olan JUDY CRAYMER, p.g.a., ve GARY GOETZMAN, p.g.a. Craymer aynı zamanda Tony ödülü adayı ve dünya çapında başarılı olan müzikal oyunun da yaratıcısı ve yapımcısı.
Müzikalin de ilham aldığı orijinal müzikal Mamma Mia’nın yazarları RICHARD CURTIS, Parker ve CATHERINE JOHNSON’ın hikayesinden senaryoyu yazan ve filmi yöneten The Best Exotic Marigold Hotel’in yazarı OL PARKER. BENNY ANDERSSON ve BJÖRN ULVAEUS müzikleri, şarkı sözlerini sağlıyor ve idari yapımcı olarak geri dönüyorlar.



Diğer idari yapımcılar ise RITA WILSON, TOM HANKS, CURTIS, PHYLLIDA LLOYD NICKY KENTISH BARNES.

Mamma Mia! filmindeki rollerine geri dönen oyuncular; Donna rolünde Oscar ödüllü MERYL STREEP, Rosie rolünde JULIE WALTERS ve Tanya rolünde CHRISTINE BARANSKI.
AMANDA SEYFRIED ve DOMINIC COOPER, Sophie ve Sky karakterleriyle yeniden bir araya gelirken PIERCE BROSNAN, STELLAN SKARSGÅRD ve Oscar® ödüllü COLIN FIRTH de Sophie’nin üç muhtemel babasını, Sam, bill ve Harry’yi canlandırmak üzere geri dönüyorlar.

Film zamanda bir ileri bir geri giderek geçmişteki ilişkilerin bugünkü ilişkileri nasıl oluşturduğunu gösteriyor.
James, Genç Donna’yı canlandırıyor. Genç Rosie ve Genç Tanya rollerinde ALEXA DAVIES (A Brilliant Young Mind) ve JESSICA KEENAN WYNN (Broadway’s Beautiful) yer alıyor. Genç Sam’i JEREMY IRVINE (War Horse) oynarken, Genç Bill JOSH DYLAN (Allied) ve Genç Harry de HUGH SKINNER (Kill Your Friends).
Yetenekli yaratıcı ekipte orijinal müzikalin ve Mamma Mia! filminin müzik yönetmeni MARTIN KOCH (Billy Elliot the Musical: Live) ile koreograf ANTHONY VAN LAAST (Beauty and the Beast) yer alıyor.
Mamma Mia! ailesine yeni katılanlar ise görüntü yönetmeni ROBERT YEOMAN (The Grand Budapest Hotel, Bridesmaids), yapım tasarımcı ALAN MACDONALD (The Queen, The Best Exotic Marigold Hotel), sanat yönetmeni JOHN FRANKISH (Gosford Park, Snow White and the Huntsman), editör PETER LAMBERT (Woman in Gold, The Twilight Saga: New Moon) ve kostüm tasarımcı MICHELE CLAPTON (HBO’da Game of Thrones, Netflix’te The Crown).

Hikayeye Giriş : Geçmiş Günümüzle Buluşuyor


1979 yılında , enerjik ve cesur Genç Donna Sheridan (James), Genç Tanya (Wynn) ve Genç Rosie (Davies), diğer isimleriyle Donna ve Dinamolor Oxford Üniversitesi’nden mezun olur ve Donna, kaderindeki Yunan Adası Kalokairi’ye gitmek üzere neşeyle Avrupa’yı da dolaştığı macerasına başlar.
Yolculuğu sırasında üç yakışıklı genç erkekle tanışır. Aralarında “Avrupa yolları”nda çalışmak üzere Paris’te görevlendirilen Genç Harry (Skinner), Donna’yı teknesiyle adaya götürmeyi teklif eden Genç Bill (Dylan) ve yakışıklı olduğu kadar kahraman da görünen Genç Sam (Irvine) yer almaktadır. Donna hemen sırılsıklam aşık olur.

Donna’nın mutluluğu açık ve bulaşıcıdır. Bu sihirli adayı yeni evi yapmaya kararlı bir şekilde kendisine yerel bir tavernada bir şarkıcılık işi ile yıkık dökük bir çiftlik evinde barınacak bir yer bulur. Fakat Sam’in başka bir kadınla nişanlı olduğunu öğrendiğinde kalbi kırılır.
Tanya ve Rosie, arkadaşlarını kurtarmak için aniden çıkagelirler. Ama kurtarılmaya ihtiyacı olmadığı anlaşılır. Donna, arkadaşlarına veda ederken bir bebek beklediği haberiyle iyimserliğini yeniden kazanmıştır.

Şimdiki zamanda Kalokairi’de Sophie Sheridan (Seyfried), yeni kaybettiği, çığır açan annesi için yas tutmaktadır.
Üvey babası ve muhtemel üç biyolojik babasından biri olan Sam’in (Brosnan) de yardımıyla Sophie kendisini Donna’nın tavernayı muhteşem Bella Donna Oteli’ne dönüştürme hayalini gerçekleştirmeye adamıştır.
Donna’nın en yakın arkadaşları Tanya (Baranski) ve Rosie (Walters), abartılı büyük açılış için adaya gelirler ama Sophie’nin otel müdürü Senyör Cienfuegos (Garcia), korkunç bir fırtınanın yaklaştığı uyarısını yapar.

Adada yağmur ve fırtınalar koparken Sophie perişan olur ve açılış partisi planları suya düşer. Daha da kötüsü her türlü ulaşım iptal olmuştur.
Rosie ve Tanya, Sophie’nin moralini düzeltmeye uğraşırken hava açar ve mucizevi, muhteşem, küçük bir filo ışıldayan suların içinden adaya doğru yaklaşır.
Teknelerde Bill (Skarsgård), Harry (Firth) ve Sophie’nin erkek arkadaşı Sky (Cooper) ile birlikte kutlama yapmaya gelen 150 balıkçı vardır.
Neşeli geri dönüş, uzun zamandır ortada olmayan, baş döndürücü büyükannesi Ruby’nin (Cher) sürpriz gelişiyle taçlanır.

Her şeyin başladığı yer olan Bella Donna Oteli’nin önünde duran Sophie, annesiyle arasındaki bağı daha önce hiç bu kadar güçlü hissetmemiştir. Etrafında müzik ve dünyada en çok sevdiği insanlarla çevriliyken renkli kutlama büyük bir hızla devam eder ve Sophie, Sky ile birlikte paylaşmak istedikleri bir sır olduğunu söyler.




Her Şeyin Neşesi : Filmin Gelişimi


İnanmak zor ama, Mamma Mia! filminin çığır açan başarısının üzerinden tam 10 yıl geçmiş. Dünya çapında başarılı olan Mamma Mia! müzikalinin yaratıcı ve yapımcısı ve aynı zamanda ilk filmin de yapımcısı olan Judy Craymer, Mamma Mia! yeniden başlıyoruz filminin vaadini şöyle belirtiyor; “Müzikal de ilk film de bir aile, arkadaşlık ve kendine inanma hikayesi. Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz’da hikayemizin duygusal yolculuğuna devam ederken bir yandan da hayat değiştiren o ilişkilerin nasıl başladığını ve Donna, Dinamolar, Sophie ve muhtemel babaları üzerinde nasıl büyük bir etkileri olduğunu keşfediyoruz. Mamma Mia!nın hikayesi, konuyla her zaman olduğundan çok daha ilintili. İzleyiciler hikayeye, oyuna, ABBA’nın müziklerine ve ilk filme büyük bir sevgi duyacaklar.  Şarkılar ve hikaye, sihirli ve karşı konulmaz müzik ile birlikte sizi duygusal bir yolculuğa çıkaracak.”

Cramer ve yapımcı Gary Goetzman için hikayede acele etmemeleri önemliymiş. Craymer şunları söylüyor; “Mamma Mia’nın gelişimi her zaman doğal olmuştur ve ikinci film fikri de hep hoşumuza gitmiştir. Hiçbir şüphe olmadan müzikalin kökenine geri dönük. Çünkü orada çok başarılı bir temel var. Hikayenin başında Donna ve Dinamolar’ın üniversitede nasıl kurulduğunu ve Donna’nın adada nasıl kaderini bulduğunu her zaman konuşurduk. Hem öncü hem de devam filmi olan hikayemize işte böyle başladık."

Craymer, Richard Curtis’in eserinin eski bir hayranı olarak kendisine Mamma Mia’nın önceki hikayesini genişletmek üzere başvurmuş. “Richard hikayeyi buldu ve muhtemel senaryo yazarı olarak Ol Parker’la bir araya gelmemi önerdi. Ol ile sohbetimde karakterler evlilik, ölüm ve doğum gibi gerçek hayatın konularıyla uğraşırken hikayeyi götürmek istediğimiz neşe ve duygu dolu yolculuğu anladığını biliyordum.”

Bütün devam filmlerinin gelişim sürecinde orijinale uyumlu bir geçiş yapması çok önemlidir ve Goetzman da her zaman anlatılması gereken başka bir hikaye bulunduğu konusunda iş arkadaşına katılıyor.
“Mamma Mia’yı izlediğinizde “Biraz daha detaylandırılabilecek” hikayeler olduğunu düşünüyorsunuz. Biz de sevilen karakterlerimizin daha genç hallerini, ilk filmin hikayesinin başladığı zamanı anlatmanın iyi bir fikir olduğunu düşündük. Ayrıca hepsini konu alan, orijinal karakterleri ve hayatlarında neler olduğunu anlatan bir hikayemiz de var.  İkisi de çok hoş bir şekilde bir araya geldi.”




Parker, ilk filmin orijinal mimarlarını da unutmamış. “Dünyada hem dehşet veren hem de heyecanlandıran en büyük şeydi. Heyecanlandırıyordu çünkü eğleneceğimiz anlamına geliyordu. Dehşet vericiydi çünkü uyması gereken bir düzey vardı. Bu filmle Mamma Mia’yı mevcut izleyicilerimizi de mutlu ederek yepyeni izleyicilere ulaştırmak istiyoruz. Herkesin memnun olmasını istedik.”

Craymer, Parker’ın senaryosunu okuduktan sonra mutlu olduğunu dile getiriyor; “Ol, senaryonun ilk taslağını getirdiğinde çok özel bir andı. O anda doğru olduğunu biliyordum. Üzücü anları var ama büyük oranda kadınların güçlenişini anlatıyor. "

Ardından zor bir iş olan doğru yönetmeni bulmaya sıra gelmiş. Craymer şunları söylüyor; “birkaç kişiyle konuşmuştum ama daha önce hiç müzikal yönetmemiş olmasına rağmen Ol’ün yönetmen de olması gerektiği yönünde bir hissim vardı. Kabul ettiğinde çok heyecanlandım.”

Başarılı yazar Curtis, Mamma Mia! yeniden başlıyoruz da idari yapımcı görevinde ve müzikal için Johnson’ın hikayesinden alınan hikaye üzerinde Parker’la birlikte çalışmış. Curtis’in bu dünyaya olan sevgisi uzun yıllar önce başlamış. “Mamma Mia! filmini ilk kez yağmurlu bir günde izlemiştim. Sinema tamamen doluydu. İki saat sonra yaz tatiline çıkacağımız duygusuna kapılmıştık. Bu öyle bir şey. Altında feminist coşkusu, tutkusu ve gücü yatan büyük bir neşe ve iyimserlik aşısı.”

Yazar, aile hakkındaki bir hikayenin uyumlu ilhamından da söz ediyor; “Oldukça zeki olan 22 yaşındaki kızımla olan bir sohbetimden ortaya çıktı. Mamma Mia! 2 için herhangi bir fikri olup olmadığını sordum. Çok ortada olduğunu, 1979 yazında Donna’nın muhtemel üç babayla nasıl tanıştığını konu alması gerektiğini ve keserek günümüzdeki Sophie’ye geçmesi gerektiğini söyledi. Sonra bir de ikisini birbirine bağlayan annelik döngüsü de olmalıydı.”

Curtis, izleyicilerin Mamma Mia’yı neden sevdiğini çok iyi anlıyor. “Ben büyük bir pop ve dolayısıyla ABBA hayranıyım. Neşeli ve kendini bilmeyen Mamma Mia’yı çok seviyorum. Şarkıdan şarkıya geçerken güleceğiniz ve yeni bir yere götürüldüğünüzü fark ettiğiniz bir müzikaldir."




Eski dost olan Curtis ve Parker, başlangıç/devam filminin hikayesini oluşturma sürecine başlamış. “Onunla birlikte kaldım. O bile keyifli bir şeydi. Her sabah onun karavanında oturup duvara sevdiğimiz ABBA şarkılarını asıyorduk. Sonra birbirinden diğerine geçiş yapmanın bir yolunu bulmaya çalıştık. Ayrıca asıl meydan okumamız olan birbirimizi güldürmeye de çalışıyorduk.”

İki arkadaştan hangisinin daha büyük ABBA hayranı olduğunu söylemek zor. “Richard Curtis’in ABBA hakkındaki ansiklopedik bilgisi beni yener.” Bu da filmin hikayecisini ortaya çıkarıyor. “İkimiz de şarkılarını çok iyi biliyoruz. Bazen bir sahneye giriş yapmak için bir şarkıyı kullanmayı düşünüyoruz. Bazen bir sahneye bir şarkı koymanın bir yolunu buluyoruz. İkisi de biraz zorlayıcı olabiliyor.”

Senaryo yazarlığı geçmişiyle neyin başarılı olacağını neyin olmayacağını önceden gören Parker’a başlangıç/devam filmi konsepti ideal görünmüş. “Muhtemel üç babanın geçmiş hikayelerinden, Genç Donna’nın nasıl Donna olduğuna ve adaya gelişine ve hatta işçi tulumunun nasıl ortaya çıktığına kadar her şey bir armağan gibiydi. Tek başına bir filmde yapmak isteyeceğim bir şey değildi ama kızının hikayesine çok uygun olduğunu düşündüm. Hamile olduklarını aynı zamanda öğreniyorlar, çocuklarını aynı anda vaftiz ediyorlar. Gerçekten simetri yaratabileceğiniz anlar var ve Sophie’nin hikayesine duygusal bir etki yapabiliyorlar.”

Goetzman, senaryonun filmin birçok anına “gizli hazineler” yerleştirmesinden çok etkilenmiş. “Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz’da Ol ve Richard ilk filmden küçük bağlantılar, onaylamalar ve göz kırpmalar getirdi. Birçok şarkının içinde söylenen ve bir sahnenin içinde hoş bir şekilde yerleştirilen öğeler var. İlk film yapım sırasında hep bizimle birlikteydi.”

Yapımcı, şarkı yerleştirme ve hikaye konusunda detaylara gösterilen büyük özenden de keyif almış. Mamma Mia’nın büyük bölümünde olduğu gibi bu filmdeki şarkılar da doğru zamanda geliyor ve sahne için kusursuz duyguyu yansıtıyor.
Goetzman şunları söylüyor; “Dans eden Kraliçe” sihirli bir şekilde insanın ağzına takılıyor. Bir kez duyunca aklınızdan çıkaramıyorsunuz. Gitmiyor ama hiç de sıkılmıyorsunuz. Bu filmlerin en muhteşem yanı da bu. Benny’yi ve müziği duyduğumda elimde olmadan bağımlı oluyorum ve hemen mırıldanmaya başlıyorum. Şarkıları duyduğumda elimde olmadan mutlu oluyorum. ABBA’nın müziklerinin bir zamanı yok. Her türlü ortamda nesilden nesile seviliyor. Dans pisti, arabanız ya da küvet olması fark etmiyor. ABBA bir numara.”




Mamma Mia!nın Vaftiz Babaları : Andersson ve Ulvaeus İşbirliği yapıyor


Craymer, Mamma Mia! hikayesinin yeni bölümü için duyduğu ABBA’dan kaynaklanan heyecanını paylaşıyor. “Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz herkesi için keyifli bir deneyim oldu. Benzersiz kadrosu, harika hikaye anlatımı ve ABBA’nın müzikleri, izleyicileri duygusal ve neşeli bir yolculuğa çıkaracak.”

Craymer gibi Goetzman da ABBA’dan Benny Andersson ile Björn Ulvaeus’u uzun yıllardır tanıyormuş ve birçok kişi gibi çok daha uzun bir zamandır müziklerinin hayranıymış. Yapımcı bir devam filmi düşünürken yeterince malzeme olmadığı konusunda hiç endişe etmemiş. “ABBA’nın şarkı portföyü o kadar zengin ve dolu ki bilmediğiniz şarkıları bile muhteşem. Birçok şarkıları dünya çapında hit olmuş. İlk filmde kullanmadığımız birçok şarkıları var. Bildiğiniz, biraz bildiğiniz ve birkaç tane de hiç bilmediğiniz şarkılarıyla iyi bir kombinasyon oldu. Hepsini çok seveceksiniz. Benny ve Björn’ün bizim için düzenlediği çok güzel bir müzikal zemin var ve biz ondan yararlanıyoruz.”

Andersson ve Ulvaeus, müzikleri ve şarkı sözlerini sağlıyorlar ve idari yapımcılar olarak görev alıyorlar. Ulvaeus, ayrıca açılış sahnesinde Genç Donna ile Dinamolar’ın Oxford’daki mezuniyet töreninde söyledikleri şarkıda üniversite profesörü olarak konuk sanatçı olarak küçük bir rolde yer alıyor. Ulvaeus, o şarkının kalbinde her zaman özel bir yere sahip olduğunu söylüyor ve 70’lerin ortalarında şarkının çıkışını anlatıyor; “When I Kissed the Teacher’ şarkısı 1975’te yapılmış. Her şarkının ancak iki yıllık ömrü olduğunu düşündüğüm bir zamandı. Şimdi o şarkıya dönmemiz çok komik. Enerji dolu bir gençlik şarkısı ve filmin başlangıcı için kesinlikle mükemmel.”

Şarkılara Genç Dinamolar tarafından yepyeni bir hayat verilmesine tanık olması konusunda ise şunları söylüyor; “Bu genç insanların bir filmde bu şarkıları söylediğini görmek çok gurur verici ve her anını seviyorum. “When I Kissed the Teacher’ şarkısının garip yanı ise filmin o sahnesine kusursuz bir şekilde uyması.”




Mamma Mia! müzikali ve filmler ABBA müziğine kimsenin aklına gelmeyen bir ilgi sağlamış. Ulvaeus şunları ekliyor; “İlk filmden sonra başka bir film olacağını hiç düşünmemiştim çünkü doğru şarkıları hikayeye uygun bir şekilde dokumak çok zor olacaktı ve doğru malzemenin olup olmayacağından da emin değildim. Judy, Ol Parker ve Richard Curtis’le birlikte çalıştığını söylediğinde hemen ilginç olduğunu ve denememiz gerektiğini düşündüm. Onların filmlerine hep hayrandım. Richard’ın Love Actually ve Four Weddings’de müzikleri ele alışı muhteşemdir. Müziği ve bir filmdeki etkilerini anlıyorlar.”

Andersson ve Ulvaeus, yapımcı Craymer’la ilk olarak 80’lerde tanışmış. Daha sonra onların müziklerinin yer aldığı bir sahne gösterisinde kendilerine başvurmuş. Andersson şöyle anlatıyor; “Biz ikna olmamıştık. Ama o Catherine Johnson’ın senaryosuyla geldi. Hikayenin bizim şarkılarımızla ilerleyiş biçimini beğendik. Müziğimiz konusunda her zaman çok korumacıydık ve hala da öyleyiz. Onunla birlikte bir şirket kurduk. Yani istersek fişi çekebilirdik. Çekmediğimiz için şanslıyız!”

Devam filmi düşüncesi ortaya çıktığında Andersson yine tereddüt etmiş ama incelemeye de açıkmış. “İlk film büyük bir başarıydı ve o kadar iyi bir filmdi ki başka bir filmin başarılı olabileceğinden emin değildik. Bütün oyuncu kadrosunun geri dönmesi harika ve iyi hissettirdi. Güzel olan, ben tekrar stüdyoya girdim ve gruptaki eski çocuklarla birlikte çalışarak ilk filmde olmayan ve sıkı bir ABBA hayranı değilseniz henüz bilmediğiniz bütün o şarkıların yeniden kayıtlarını aldık.”

Film için seçilen şarkılar hakkında da şunları söylüyor; “Hepsi farklı yönlerden güzel. “When I Kissed the Teacher” çok eğlenceli ve enerji veriyor. “My Love, My Life” 1973 şarkısı. Çok güzel ve filmin sonunda geliyor.”
Mamma Mia! Yeniden başlıyoruz filminin birinci sınıf oyuncu kadrosu üzerinde çalışmak konusunda oyuncuların ve şarkıcıların biraz ayarlanması gerektiğini söyleyerek gülüyor. “Artık alıştık. 10 yıl önce Meryl Streep, Pierce Brosnan ve Colin Firth’in stüdyoya girmesi tuhaf gelmişti. Onlar da bizim kadar gergindi. Bizim tehlikeli olmadığımızı fark etmek çok kısa sürüyor. Sadece bu işi elimizden geldiğince iyi yapmak istiyoruz. Herkes bunu anladığında çok kolay oluyor. Onlar bana güveniyor, ben onlara güveniyorum ve çalışmaya başlıyoruz.”




Genç Donna’yı Bulmak : Lily James Katılıyor 


Sıra Genç Donna’yı canlandıracak oyuncuyu seçmeye geldiğinde yapımcılar kimi seçerlerse seçsinler büyük bir tulumu doldurması gerekeceğini biliyorlarmış.
Baby Driver ve Cinderella filmlerindeki göz alıcı çalışmalarıyla ve in Downton Abbey’deki yıldıza dönüştüğü rolüyle Lily James, karakteri beklenmeyen bir yere taşıyor.
Craymer şunları söylüyor; “ Lily, Donna’nın ruhuna büründü. Onu canlandırmak için kusursuz bir oyuncuydu. Rolü kabul etmeden önce çok düşündüğünü biliyorum çünkü genç Meryl Streep’i canlandırmak her oyuncu için çok zordur. Ama kendini bu fikre verdi. Bu sevilen müzikalde oynamak için bir fırsattı ve Lily’nin de saf, güzel bir sesi var.”

Yapım ekibi için Genç Donna’nın izleyicilere tanıdığımız ve sevdiğimiz Donna’yı biraz hatırlatması elbette önemli olsa da birebir kopyası olması asla hayati bir önem taşımamış. Goetzman, James’in başarısını anlatıyor; “Lily çok iyi, Meryl’e birebir benzediğini düşünüp düşünmemeniz önemli değil. Genç Meryl karakterine çok güçlü, saldırgan ve güzel canlandırılmış bir tarz katıyor. Craymer’ın sözlerine de şöyle katılıyor. “Tam bir yetenek gösterisi yapıyor. Müthiş bir ses. Muhteşem bir oyuncu.”

Ulvaeus, yapım öncesinde James’le çok yoğun bir şekilde çalışmış ve oyuncuyla deneyimlediklerine çok şaşırmış. “Lily Stockholm’e geldi ve film için şarkılar kaydetti. Onu videolarda izleyip şarkı söylediğini duymuştuk ama bu kadar müthiş bir yetenek olduğunu bilmiyorduk. Yani çok güzel bir sürpriz oldu. Şarkı sözü yazarı olarak ben özellikle mutlu oldum. Çünkü o şarkı söyleme tarzıyla doğal bir hikayeci. Bu pek görülen bir şey değildir. Şarkılarımızı işleyiş biçimini duymak mutluluk verici.”

Andersson da kayıt stüdyosunda James ve Seyfield’dan çok etkilenmiş. “Lily çok iyi şarkı söyleyebiliyor. Çok tatlı ve harika bir kadın. Bu iyi bir şey çünkü bu filmde başardığı çok şey var. Amanda’nın da güzel bir sesi var. “I’ve Been Waiting for You” şarkısını söylediği an çok güzel.”




Yapımcıların ve ABBA’nın desteğini almak James için çok önemliymiş. Yine de ihtiyacı olan en büyük onay Donna’nın kendisi olmuş. Meryl Streep, James’in karakteri yorumlayışından çok etkilendiğini dile getiriyor; “Lily’yi karakterine yaramaz bir hava kattığı ağırbaşlı bir sarışını canlandırdığı Downton Abbey’den tanıyorum. ‘Kusursuz biri’ diye düşündüm. Ama sonra filmi gördüğümde bu şarkı söyleme ve dans yeteneklerinden hiç haberim yoktu. Ruhu, Genç Donna’nın sahip olduğunu umduğum gibi. O havayı gerçekten yakaladı.”

Streep, James’in Donna’ya verdiği karakter incelemesinden memnun kalmış ve genç oyuncunun sete hazırlık yaparken Mamma Mia! filmini en az 10 defa izlemiş olmasına bayılmış. Donna’nın imzası gibi olmuş tulumunu bile tam yerinde giymiş. “Lily’nin sesinde bir dans enerjisi var. Orada duran ve şarkı söyleyen insanlar vardır. Ayaklarının tabanından şarkı söyleyip yeri sallayanlar vardır. O muhteşem biri ve harika bir iş çıkardı.”

James, bu fırsatı heyecan verici ve zorlayıcı bulmuş. “Bu sorumluluğunu almak için çok büyük bir rol. Çünkü Donna karakteri çok seviliyor ve Meryl Streep de gelmiş geçmiş en iyi kadın oyuncu. Daha fazla heyecanlanamazdım. Hayat, güç ve o kadının ruhu insanı sarhoş ediyor. Donna’nın Meryl’in onu canlandırdığı noktadan önceki halini, Sam’in kalbini kırmasından önceki halini ve adada bebekle birlikte kalmasından önceki halini gösterme fırsatını çok sevdim.”

James, Mamma Mia! filmini ilk önce çocukken West End’de izlemiş. “Küçükken Mamma Mia! filmine bayılmıştım. Çünkü müzikleri muhteşemdi. Dinledikçe daha çok seviyorsunuz. Şarkıları çok iyi biliyorsunuz ama bu hikayenin içine sevdiğiniz bu renkli, kusursuz ve hayat dolu karakterler işlenmiş. Sıra dışı bir hikaye. Eğlenceli ve pişman olmuyorsunuz.”

Donna’nın “eskiden eğlendiği” zamanlardaki hikayesi anlatmakla ilgili James şunları söylüyor; “Genç Donna’yı Oxford Üniversitesi’nden ayrılırken görüyorsunuz. Dünyayı görmek isteyen ve kurallardan memnun olmayan bu uçarı kızı anlatan günlüğünü çok iyi anlıyorsunuz. Özgür olmak ve kendini bulmak istiyor. Üç erkekle tanışıyorsunuz ve yolculuk sonunda onu hepimizin tanıdığı ve sevdiği Donna yapıyor.”




James’in açılış şarkısı “When I Kissed the Teacher”, Genç Dinamolar’ı izleyiciyle tanıştırıyor. “Filme, Oxford’da mezuniyet konuşması yapan ilk kadın olan Donna’yla başlıyoruz. Arkadaşlarına bir konuşma yapıyor ve bir şarkıya girerek tam bir kargaşa yaratıyor. Bu üç genç kadın hayatlarının konserini verirken, cüppelerini çıkarıp öğretmenlerin arasında dans ederken aralarında gerçek bir isyan ruhu var. Dinamolar özgün bir kız gücü müzik grubu ve siz de kız grubunun tam kalbine atılıyorsunuz.”

James, ABBBA şarkılarını hikayeye entegre etme konusunda şunları söylüyor; “Şarkıların birçoğunda farklı bir duygu var. Yapımcılar bildiğiniz şarkıları alıp evirip çeviriyor ve zekice yeni anlar yaratıyorlar. Mamma Mia’yı seslendirmek muhteşemdi. Pop yıldızıymışım gibi davrandım. Müzik ve şarkılar bir armağan ve ben de onları hak ettikleri neşeyle, tutkuyla ve kargaşayla söylediğim için çok şanslıyım ve minnettarım.”

Parker, açılış sahnesinde başrol oyuncusunun yeteneklerini öve öve bitiremiyor. Genç Dinamolar’la birlikte sergilediği performanstan da özellikle etkilenmiş. “Genç Donna, rock yıldızı Lily tarafından muhteşem bir şekilde canlandırılıyor ve beyaz perdede gerçekten çok dinamik. ‘When I Kissed the Teacher’ ve kızların yaptığı yolculuk filme başlamak için mükemmel bir şarkı. Sarsıcı, muhteşem ve göz kamaştırıcı.”

Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz, doğal olarak önceki filmin olağanüstü başarısının üzerine inşa ediliyor ve James de bu sihri yapmak için kendisinden önce gelmiş her şeye saygı duyuyor. “Bu film, Mamma Mia! filmiyle aynı duyguya ve havaya sahip. Beklediğiniz mutlaka olması gereken ABBA şarkılarına sahip. Ama aynı zamanda yine hit olan ama daha az bilinen şarkıları da var. Yine Kalokairi adasındayız ve ilk filmde çok sevdiğimiz karakterler de geri dönüyor. Bu da duygulu komik ve tatmin edici bir şey.”

James, Parker’ın senaryosuna duyduğu inançtan ve yönetmenlik tarzının yapımın hem kamera önünde hem de arkasında nasıl havasını belirlediğinden söz ediyor; “Ol, sakin, cömert biri. Bu da sette güzel bir enerji çünkü Mamma Mia’nın neşeli ve kaygısız bir film olması gerekiyor. Herkese rahat olmaları ve kendi karakterlerinden sorumlu olacakları, şarkıları ve sahneleri baskısız bir şekilde canlandıracakları bir alan verdi. Bana da Genç Donna’nın doğru Donna gibi hissedilmesini sağlamam için ihtiyacım olan her şeyi verdiğini düşünüyorum.”

Oyuncu filmdeki çalışma deneyimini şöyle özetliyor; “Bu filmi yapmak biraz genç, aşık, keyifli ve mutlu olduğunuz o sihirli yaz tatillerine benziyordu. Dünyanın bundan daha iyi bir hal alamayacağını düşünüyorsunuz. Bütün oyuncuların da aynı şekilde hissettiklerini biliyorum. Adadan ayrılmak istemedik çünkü orada sihirli bir şey var. Bu filmi izlerken de aynı duygunun olacağını düşünüyorum. Güneşli ve göz kamaştırıcı. Kendinize rağmen onun neşesine kapılmadan duramıyorsunuz.”




Şarkı Söyleyen Orkestra Şefleri : Filmin Müziği


Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz’un şarkılarının ön kayıtları Londra’daki Air Stüdyoları’nda gerçekleşmiş.
Neyse ki yapım ekibi için ABBA’nın üyelerinin sonsuz sabrı ve sınırsız uzmanlıkları sayesinde yeni gelenler ve eski kadro, Parker da dahil olmak üzere herkes yardım almış.
Yazar/Yönetmen şunları söylüyor; “Benny ve Björn cömert vaftiz babaları gibiler. Çok iyiler. İlk taslağı okuduklarında çok doğru olan düşünceleri vardı. Bizi dinlediler ve saygı gösterdiler. Başından itibaren destekleyici ve cömert davrandılar. Uyarıları tamamen doğruydu ve müzikler ve şarkı sözleri açısından bana çok faydalı oldu.”

Hikayenin ileri götürülmesi gerektiğinde Ulvaeus ve Andersson, şarkı sözleriyle oynamak üzere Parker’la birlikte çalışmışlar.  “‘My Love, My Life’ı değiştirdi ve sonuç olarak çok daha etkileyici oldu. ‘I’ve Been Waiting for You”yu neredeyse tamamen değiştirdi ve muhteşem oldu. Sophie kendi doğumunun şarkısını etkileyici bir şekilde söyledi çünkü Lily’le birlikte şarkıya girebildik.”

ABBA müziğini onun için böyle zamansız ve simgesel yapan şeyin ne olduğunu anlatan Cher’le başlıyoruz; “Eskiden ABBA’yı dinlediğimde müziği sevsem de sözlerini hiç dinlemezdim. Şarkıyı söylemeye başlayan kadar ‘Fernando’yu bilmiyordum ve şarkının ne kadar duygusal ve etkili olduğunu fark etmemiştim. Amerikan ya da İngiliz bakış açısıyla yazmadıkları için şarkı sözleri farklı düzenlenmiş ve beni çok etkiledi. ‘Super Trouper’ı dinliyordum ve sözlerdeki kızı başından itibaren tanıdım. ABBA şarkıyla hikaye yazmayı biliyormuş.”

Cher, Garcia’yla birlikte söylediği şarkıdan söz ediyor; “Fernando, birbirlerini 1959’da devrim sırasında tanıyan bir kadınla adamı anlatıyor. Birbirlerine aşık olmuşlar ama ayrı düşmüşler. Yeniden bir araya geldiklerinde yaşlanmışlar ve saçları beyazlamış. Ama tutkuları hala devam ediyor. Savaş zamanlarında aşık olup ayrı düşmüş insanları konu alan bir şarkı. Bence çok güzel ve onu bir halk şarkısı gibi söylüyoruz.”




Garcia’yla birlikte şarkı söylemek konusunda da şunları söylüyor; “Ben Andy’ye söylüyorum. O da bana. Müziği hissedebilen ve şarkıyla rol yapabilen başka bir oyuncuyla birlikte çalışmak muhteşemdi. Bir müzik klibi çektiğinde sözleri düşünürsünüz ama orada sizden başka kimse yoktur. Bu tam bir oyunculuk performansıydı ve biz de büyülendik.”

Garcia, Cher’in şarkıya kendi enerjisini kattığını anlatıyor; “Şarkının melodik yapısı aynı. Sadece Cher sözlere kendi ruhunu katıyor. Çok kişisel bir yorumlama. Şarkıyı ve Fernando’nun onun için anlamını benim için kişiselleştiriyor. Üstüne Cher tarihimizin en büyük pop sanatçılarından biri. Sesi son derece ayırt edici ve şarkı söylediğini dinlediğinizde bunun ona mükemmel uyduğunu fark ediyorsunuz.”

James, Genç Donna olarak üç muhtemel babayla da bir şarkı paylaşıyor. Bize başlıca giriş bölümlerini anlatıyor; “Donna, Harry’yle Paris’te tanışıyor. Çok komik sahneleri ve ‘Waterloo’nun çılgın bir yorumunu sergiliyorlar. Harika, çılgın bir mekanda klasik ABBA şarkısı. ‘Andante, Andante’ Donna, Sam’le tanıştığında geliyor. Baş döndüren bir romantizm izliyoruz. İlk görüşte aşık oluyorlar ve Donna ona tavernada şarkıyı söylüyor. ‘Andante, Andante’ en sevdiğim şarkı olabilir. Gösterişsiz, kolay bir hissi var ve çok duygusal. Melodinin sesimdeki yerini çok seviyorum.”

Keenan Wynn, şarkıların Andersson’la birlikte stüdyodaki kaydı hakkında şunları söylüyor; “Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz, başlangıç filmi özelliğiyle, ABBA şarkılarını genç izleyicilere tanıtacak. Benny’yle tanıştığımda o günün nasıl olacağı konusunda çok heyecanlıydım. Çekimlere başlamadan önce şarkıların kaydı için Air Stüdyoları’na girdik. Benny muhteşem büyük piyanonu çalmaya başladığında biraz ürkütücü ama heyecan vericiydi. Alexa ve ben birbirimize bakıp gülümsedik. Müthiş bir andı. İnanılmazdı.”

Keenan Wynn, filmde seslendirdiği melodiler konusunda şunları söylüyor; “Genç Dinamolar, ABBA şarkılarından olağanüstü seçmeleri seslendiriyor. ‘When I Kissed the Teacher’ ile başlıyoruz. Çok eğlenceli ve filmi başlatıyor. Bu şarkı bize kız gücü, kız kardeş sevgisi ve kadın bağımsızlığı temalarında harika bir sıçrama tahtası sunuyor. Ayrıca Mamma Mia! şarkısının da muhteşem bir versiyonunu söylüyoruz. Kapella ile başlıyoruz ve muhteşem. Ama sonra birden açılıyor ve çok eğlenceli bir hal alıyor.”




Filmde ABBA’nın sevilen şarkılarının yanı sıra daha az bilinen bazı şarkılarının yeniden canlandırılması da yer alıyor.  Herkes ABBA’nın aşina olmadığı şarkılarını duyacakları için çok heyecanlıyım. Yine de onları hemen seviyorsunuz. ‘Waterloo’ ve ‘Dancing Queen’ gibi klasikler var. Sonra ‘When I Kissed the Teacher’, ‘I’ve Been Waiting for You’ ve ‘My Love My Life’ çok güzel.”

Cooper, Seyfried ile birlikte seslendirdiği ‘One of Us’ta sesini denemek konusunda çok heveslenmiş. “Eminim çoğumuz sevdiği bir işi yapma arayışını yaşamıştır. Bu şarkı da bu konuda çok güzel ve çok duygusal bir anlam taşıyor. Hem romantik hem de acıklı.”
Şarkı sözü yazarları ve besteciler de bu yolculukta kendisine çok yardımcı olmuş. “Benny ve Björn bu işi biraz daha farklı bir şekilde ortaya çıkardıkları, yeniden yaptıkları için çok heyecanlılar. Kulağa nasıl gelmesi konusunda çok belirleyiciler. Hangi ahengi yakalamak istediklerimi çok iyi biliyorlar ve bu yüzden de çok başarılı. ABBA müzikleri belirli bir melodiye sahiptir. Böyle çekici olması için hangi sesin gerektiğini iyi biliyorlar.”

Dylan, söz yazarları ile yakın çalışmasıyla ilgili olarak malzeme için yeni bir anlayış kazanmış. “ABBA şarkıları çok akılda kalıcı ve çok basit görünüyorlar. Ama elinizde notalarla oturup söylemeye başladığınızda şarkıların ne kadar dahiyane olduğunu fark ediyorsunuz. Şarkılar, insanların sevdiği bir tür sihir taşıyor.”

Andersson’la birlikte çalışmak Irvine için de heyecan vericiymiş. “Müzik kaydı için geldiğimde Benny piyanoda bana eşlik etti. Çok tuhaf anlardan biriydi ama aynı zamanda gurur vericiydi. Yanımda şarkıyı sadece yazmakla kalmamış seslendirmiş olan kişi oturuyordu. Bu yüzden hakkını vermem gerekiyordu. Filmin havasına uyması için bu şarkıların birçoğunu yeniden yazmış ve düzenlemişti. Örneğin ‘Knowing Me, Knowing You’ çok güzel ve duygusal bir şarkı.”
“‘Andante, Andante’ bir aşk şarkısı ve Sam’in Donna’ya aşık olduğu anı temsil ediyor. Kalkıp bu şarkıyı ilk kez Sam’in önünde söylüyor ve Sam eriyor. Muhteşem bir müzik.”

Mamma Mia! filmine geri dönenler de sınıf arkadaşlarının 10 yıl önce yaşadığına benzer bir deneyim yaşadıkları için heyecan duymuşlar.
Brosnan, ilk filmden bazı anıları anlatarak gülüyor; “Geldiğimde Benny ve Björn piyanoda oturuyordu. Beni rahatlatan tek şey benimle aynı derecede dehşete düşmüş ve şaşkınlıktan bembeyaz olmuş Colin’le Stellan’a bakmak olmuştu. Ama Benny muhteşem biridir ve bizim için her şeyi kolaylaştırmıştı. ‘S.O.S’i ve ‘Knowing Me, Knowing You’yu çalmaya başlamıştı ve daha farkında bile olmadan bu büyük şef için şarkı söylüyorduk.”




Brosnan için o özel an iki yapımdaki deneyimini de yansıtıyormuş. “Mamma Mia! projesindeki herkesin büyük bir insaniyeti var. Egoları yok ve sadece iyi bir deneyim yaşamak için orada bulunuyorlar. Kameralar çalışmaya başladığı anda eğlenmekte, keyfinize bakmakta ve sonuç olarak da izleyicinin çok iyi vakit geçirmesini sağlamakta özgürsünüz.”

Walter rolü için Baranski ve Seyfried ile birlikte “Angel Eyes”ı söylüyor; “Filmde Sky telefonuna cevap vermediği için Sophie zor anlar yaşıyor. Bu yüzden biz şarkı söylemeye başlıyoruz. Ona Bill’le yaşadığım kendi deneyimimi anlatmaya çalışıyorum. Ama Tanya, arkadaşlarının hep yaptığı gibi sürekli sözümü kesiyor. Sonra Amanda devreye giriyor ve hikayeyi kendi açısından seslendirmeye başlıyor. Bütün ABBA şarkılarının bir hikayesi vardır. ‘Angel Eyes’ da ihaneti, sevdiğiniz biriyle bir ilişki yaşamak ve sonra da onun kalbinizi kırmasını anlatıyor. Ben şarkıyı daha önce bilmiyordum. Ama öğrenmek hoşuma gitti. Koreografi için çok komik.”

“Christine’le birlikte söylediğimiz bir başka şarkı da ‘I’ve Been Waiting for You’ Onu da Amanda’yla birlikte sergiliyoruz. Dokunaklı bir şarkı çünkü bebeğinin doğmasını beklemekle ilgili. Etkileyici ve Amanda’nın sesi de melek gibi. Şarkıyı yeni bir düzeye taşıyor.”

Seyfried’in Streep ve James’le birlikte söylediği şarkı ise “My Love, My Life.”  Seyfried şunları söylüyor: “İzleyicilerin hepsi bu anı bekleyecek. O yüzden sürpriz ve bir armağan olacak. Meryl bir umut ışığı ve bu da hikayenin tamamlandığı an.”

Yapım sırasında gerçekleşen en dokunaklı anlardan biri de 17 Kasım 2017’de James ve Irvine’in “The Name of the Game” şarkısını çektikleri gün olmuş. Tesadüfen o tarih, bu ABBA şarkısının tam 40 yıl önce listelerde bir numara olduğu günmüş.

Filmin mmknmrtb notu:     /10