4.04.2018

Kelebekler


Tolga Karaçelik’ten, aile olamamak ve büyüyememişlik üzerine sıra dışı bir komedi: Sundance Film Festivali 2018’den büyük ödülle dönen Kelebekler, 30 Mart’ta vizyona girdi..

Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ ve Tolga Tekin, 30 yıl ayrı kaldıktan sonra acayipliklerle dolu köylerinde bir araya gelen üç kardeşi canlandırıyor..

Tolga Karaçelik, yazıp yönettiği yeni filmi “Kelebekler” ile Sundance Film Festivali 2018’de tarihi bir başarıya imza atarak, Dünya Sineması Jüri Büyük Ödülü kazanan ilk ve tek yerli yapım oldu.

Gündeme damgasını vuran film, Avrupa prömiyerini ise 47. Uluslararası Rotterdam Film Festivali kapsamında yaptı.

Güçlü mizahıyla izleyen herkesten büyük beğeni toplayan Kelebekler, şimdi de Türkiye izleyicisiyle buluşuyor..



Yıllar sonra bir araya gelen üç kardeş: Cemal, Suzan ve Kenan...
30 yıl ayrı kaldıktan sonra, yıllardır haber almadıkları babalarından gelen bir telefon üzerine Hasanlar Köyü’ndeki evlerine giderler.
Birbirini çok az tanıyan üç kardeş, köye vardıklarında babalarının öldüğünü öğrenirler.
Cemal, Suzan ve Kenan acayipliklerle dolu bu köyde hem birbirlerinin hem kendilerinin hem de babalarının kim olduğunu anlama fırsatı bulurlar.





Çok sayıda ödül kazanan Gişe Memuru ve Sarmaşık filmleriyle uzun süre gündemden düşmeyen Tolga Karaçelik’in senaryosunu yazıp yönettiği “Kelebekler”de; Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Tolga Tekin, Serkan Keskin, Hakan Karsak, Ezgi Mola, Ercan Kesal gibi oyuncular rol alıyor.

Yapımcılığını Tolga Karaçelik, Diloy Gülün ve Metin Anter’in yaptığı filmin ortak yapımcılığını ise Mehmet Kurtuluş, Vehbi Berksoy, Göktuğ Sarıöz ve Brave Born Production şirketiyle Kerem Bürsin ve Kemal Çömelek üstleniyor.




Filmin mmknmrtb notu ::

Adeta yanlışlıkla bir araya gelmiş/gelememiş, aslında ölü doğmuş ve dağılmış bir ailenin üç çocuğuna, baba olamamış babalarından otuz yıl sonra yapılan 'son şaka' misali bir film..

Finalde, güzelce havaya sokarak, iyice beklentiye gark ettiği seyircisine bir 'katarsis'i bile çok gören, ama aynı sahneyle tüm salonu kahkahalara boğan; ister istemez, Onur Ünlü'nün absürt ve fantastik mizahını akla getiren; Tolga Karaçelik'ten, dramatik olduğu kadar eğlenceli, neşeli olduğu kadar da hüzünlü, ironisi sağlam bir kara mizah şaheseri..




Dikkat!. Bu film, patlayan tavukların yanısıra, yağmur duası için bastıran köylülere bu işin saçmalığını anlatmaya çalışırken, "Allah lükstür, lüks!" deyu gürleyen; riyaya teslim olmuş dini ve inananları sorgularken -düşünebilen her insan/dindar gibi- vesveselere boğulduğundan olsa gerek, Nâs suresini okurken, "Min şerril vasvasil hannas" ayetini seslendirmeye bir türlü dili varmayan bir köy imamı ihtiva eder..

 /10