19.09.2019

Rambo: Last Blood / Rambo Son Kan


İlk kanı döktükten yaklaşık 40 yıl sonra Sylvester Stallone, tüm zamanların en büyük aksiyon kahramanlarından John Rambo olarak geri döndü.

Rambo artık geçmişiyle yüzleşip intikam almak için acımasız savaş becerilerini son bir görevde ortaya koymalı.

İntikam dolu bir ölüm yolculuğunu anlatan Rambo: Last Blood / Rambo Son Kan, efsanevi serinin son bölümü.

Lionsgate sunar, Balboa Productions, Dadi Film (HK) Ltd. ve Millennium Media ortaklığıyla, bir Millennium Media, Balboa Productions ve Templeton Media prodüksiyonu, Campbell Grobman Films ortaklığıyla.

Rambo: Last Blood / Rambo Son Kan, 20 Eylül'den itibaren sinemalarda..



Yönetmen: Adrian Grunberg
Senaryo: Matthew Cirulnick and Sylvester Stallone
Hikâye: Dan Gordon and Sylvester Stallone
Uyarlama: David Morrell'in yarattığı karakter
Oyuncular: Sylvester Stallone, Paz Vega, Sergio Peris-Mencheta, Adriana Barraza, Yvette Monreal, Genie Kim aka Yenah Han, Joaquin Cosio ve Oscar Jaenada
Yapımcılar: Avi Lerner, Kevin King Templeton, Yariv Lerner, Les Weldon, Rob Van Norden
Tür: Aksiyon
Süre: 100 dakika




Filmin mmknmrtb notu ::

Rambo ağbimiz, epeydir arayıp da bulamadığı 'intikam' fırsatını bu kez de yakaladığı gibi asla bırakmayıp sonuna kadar gidiyor; ve yıllar sonra faaliyete geçen bir volkan misali, içinde biriktirdiği tüm öfkesini, kini ve nefretini 'ölümlerden ölüm beğenen' kötü adamların üzerine öylesine boşaltıyor ki insana içinden, "Heyt be Ramboma bak! intikam alma diye ben buna derim!" dedirtiyor..

Bu türden çoğu 'intikam filmi'nin olmazsa olmazı abartılı sahneler, hedeflenen finale ulaşmak için yapılan mantık dışı, saçma sapan tercihler burada da fazlasıyla yer alıyor; diyeceğim o ki, 'efsane' bir serinin bu son filminde kahramanımız, Rambo gibi bir 'fenomen', onu canlandıran aktör de Sylvester Stallone gibi bir 'idol' olmasaydı eğer bu film bu puanı rüyasında bile göremezdi..

5   /10


Yapım Notuna Devam..

Yaklaşık 40 yıl önce başlayan, Sylvester Stallone'lu Rambo serisi, tüm zamanların en sembolleşmiş aksiyon filmi serisi oldu.

Vietnam'daki anıları peşini bırakmayan eski yeşil bereli, Rambo adıyla bilinen efsanevi savaş makinesi, savaş esirlerini serbest bırakmış, komutanını Sovyetlerden kurtarmış ve Myanmar'daki misyonerlere özgürlüklerini kazandırmıştı.
Efsanevi serinin son bölümü Rambo Son Kan'da, Rambo artık geçmişiyle yüzleşip intikam almak için acımasız savaş becerilerini son bir görevde ortaya koymalı..

RAMBO: SON KAN

Dünyada çok az karakter, seyircileri Stallone'un John Rambo'su kadar etkilemiştir.
Sinemaseverler bu karakteri David Morrell'in romanından uyarlanan İlk Kan'da tanımıştı.
Karakter elit bir Özel Kuvvetler gazisi ve silahlar, yakın muharebe ve hayatta kalma teknikleriyle gerilla savaşı konusunda yetenekli bir savaş kahramanıydı.
Bunların hiçbiri onu sivil yaşama hazırlayamazdı.




Yıllarca dünyanın en ıssız köşelerini evi hâline getiren Rambo, ABD'ye dönme kararı vermişti.
Onu son olarak toprak bir yoldan bir at çiftliğine giderken görmüştük.
John Rambo üstünde ailesinin adı yazan paslanmış bir posta kutusunun yanından geçerek sonunda eve gelmişti.

Rambo Son Kan'da Rambo düzenini kurmuş, ailesinin Arizona'daki çiftliğinde sakin bir hayat sürmektedir. Burada sığınacak bir liman, bir aidiyet duygusu bulmuş, benimsediği ailesiyle, Maria ve torunu Gabriela'yla evini paylaşmaktadır.

Stallone şöyle diyor: "Rambo'yu son gördüğümüzden bu yana on yıl geçmiş. Toplumdan dışlanalı çok olmuş ama onun bir parçası olmak istiyor. Sevdiği ve bakmak istediği bir aileye kabul edilmiş."

Rambo, Gabriela için bir baba örneği oluyor. Gabriela'nın annesi uzun zaman önce ölmüş ve dayakçı babası da onu terk edip bir daha arayıp sormamış.
Maria'yla birlikte Rambo, kızı öz çocuğu gibi yetiştiriyor. Ona göre, dünyadaki en saf ve gerçek şey bu kız.

Artık ergenlik çağında olan ve geçmişini merak eden Gabriela öz babasını aramaya koyuluyor.
Onu kendisi değerlendirmek istiyor ve Rambo ve Maria'nın söylediği hiçbir şey onu vazgeçirmiyor. Çiftlikten isyankâr ve umut dolu bir şekilde ayrılan Gabriela, Meksika'ya gidiyor ama babasıyla buluşması ağır bir reddedilişle sonuçlanıyor.




Ertesi sabah Gabriela eve dönmeyince Rambo'nun temel içgüdüleri devreye giriyor.
Onu bulmak üzere yola çıkıyor ve Maria'ya onsuz eve dönmeyeceğini söylüyor. Aramaları sırasında Rambo'nun en büyük korkuları gerçeğe dönüşüyor ve Gabriela'nın tehlikeli kartel üyelerince uyuşturucu verilip taciz edildiğine tanık oluyor.

Vicdan azabı ve intikam duygularıyla dolan Rambo topyekûn bir savaşa hazırlanıyor.
İlk kanı onlar dökmüştü. Son kanı Rambo dökecek.

Sylvester Stallone için Rambo'ya geri dönmek, onu tanımlayan şeylerin çoğuna sadık kalarak karakterin beklenmedik özelliklerini irdelemek için bir fırsatmış.
Şöyle anlatıyor: "Rambo yıllar boyunca çok izole yaşamıştı ve artık ailenin bir parçası. Bu dinamik onun nasıl düşündüğünü, onu neyin motive ettiğini anlamayı sağlıyor. Bu film önceki filmlerden çok farklı, bu daha kişisel."

Daha önce Mel Gibson'ın başrolünü oynadığı Get the Gringo'nun yönetmenliğini yapmış olan yönetmen Adrian Grunberg ekliyor: "Rambo'yu ilk kez bir aile ortamında görüyoruz. Uzun zamandır kendini ilk kez bu kadar evine yakın hissediyor. Ev yaşantısı Rambo'nun seride daha önce hiç görmediğimiz bir yanını ortaya çıkarıyor. Daha insani bir Rambo resmetmek istiyoruz."

Rambo'ya yeni, belki geçici bir insanlık anlayışı ve ev yaşantısı sağlayan kişiler Maria ve Gabriela. Babel'deki performansıyla Oscar Ödülü'ne aday gösterilen Meksikalı oyuncu Adriana Barraza, Maria için şöyle diyor: "O güçlü bir Meksikalı kadın. John Rambo'nun yaşlanmasını izlemiş ve onun sadece bedeninde değil zihninde de çok acılar taşıdığını anlıyor. Maria ve Rambo arasındaki ilişki gerçekten çok güzel."
Barraza, Stallone'la çalışmanın çok önemli bir etmen olduğunu da ekliyor: "O inanılmaz bir partner ve gözlerinin içine baktığınızda karakterin ruhunu görebiliyorsunuz."




Sık sık Stallone'la birlikte çalışan yapımcı Kevin King Templeton şöyle diyor: "Karakterin yüreğini yakalayabilecek bir oyuncu bulmak kolay değildi. Adriana çok mütevazı ve yetenekli bir oyuncu. Rol için peşine düştük ve aramıza katılmayı kabul etmesine çok sevindik."

Maria'nın torunu Gabriela'yı, D.C. Comics dizisi Stargirl'ün kadrosuna alınan yeni yıldız Yvette Monreal canlandırıyor.
Monreal, karakterinin Rambo'nun öz kızı gibi yetiştirdiği üvey kızı olduğunu söylüyor.
"Gabby onun travma sonrası stres bozukluğunu anlıyor ve onu destekliyor. Öz babasını bulmaya karar verdiğinde Meksika'ya gidiyor ve geri dönmüyor. Ortadan kaybolması Rambo'yu alarma geçiriyor ve Rambo onu bulmak için yola çıkıyor."

Gabby ve Maria'nın desteğine, başarılı bir iş ve düzenli bir ev hayatına rağmen Rambo özünde hâlâ yaralı bir savaşçı.
Eski bir lafın canlı örneği: "Tekrar eve dönemezsin. O aramasa bile savaş John Rambo'yu bulur."

Stallone şöyle anlatıyor: "Rambo kendi içinde uzlaşmaya varmış, ev ve aile yaşantısına kavuşmuş olsa da içi tam rahat değil. Çiftlikteki hayatında tam olarak rahat edemiyor; bedeni orada ama aklı değil. Çiftlikten ayrılmayı hiç istemiyor. Travma sonrası stres bozukluğunu atlatamıyor. Rambo hayatın da kendi içinde bir kavga olduğunu öğreniyor ve evinde olsa da hâlâ kontrolü dışında gelişen olayların merhametine kalmış vaziyette.




Rambo, asker olmasının getirdiği tehlikelerde yolunu bulabilmek için çiftliğin altına bir dizi labirent gibi tünel ve yer altı sığınağı yapıyor. Burada uyuyor, dinleniyor ve bazı eşyalarını burada saklıyor.
Grunberg şöyle diyor: "Rambo kendini en azından kısmen hâlâ siperdeymiş gibi hissediyor. Rambo iblislerini burada salıveriyor. Maria ve Gabriela'nın, yaşadığı tünellerin üstündeki evi, iyi olan şeylerin temsilcisi olarak görüyor. Tüneller onun özel cehennemi."

Yapım tasarımcı Franco Carbone ekliyor: "Rambo hiçbir şeyi yarım yapmıyor, tüneller ve sığınaklar da erkeklere özgü odalar gibi. Bu el değmemiş arazinin altında labirent gibi bir yeraltı tünel sistemi olması sıra dışı bir fikir."

Stallone, bu tünelleri yeraltı ölüm tarlalarına dönüştürdüğünü ve ailesine zarar verenlerden intikamını burada aldığını söylüyor. Bu destansı, intikam dolu, hızlı ilerleyen, acımasız ve çetrefilli bir kapışma. Grunberg şöyle diyor:  "Rambo hayatta kalma, kamuflaj ve silah becerilerini ve arazi bilgisini kullanarak dâhice yapılmış tuzaklar ve silahlar yaratıyor, avını bu tünellere çekiyor ve onları burada tek tek avlıyor."

Yapımcı Les Weldon şöyle diyor: "Rambo'yu daha önceki filmlerde olduğu gibi ellerinde roketatarlarla gökyüzündeki helikopterleri patlatırken görmeyeceğiz. Bu, İlk Kan'da tanıştığımız Rambo. Avını yakalayıp tuzağa düşürmek için becerilerini ve çevreyi kullanıyor. Hâlâ çok fazla aksiyon, silah oyunları, intikam var ama gerçeğe daha çok dayanıyor. Bu, köklerine dönen bir Rambo."



Sembol hâline gelmiş bir kahramanlık serisinin son bölümü, oyuncu kadrosu ve yapım ekibi için unutulmaz bir tecrübe olmuş.
Grunberg şöyle özetliyor: "Rambo'yu ve tüm filmleri onurlandırmak istedik. Biraz farklı bir aksiyon filmi yaptık ve içinde seyircilerinin karakterle ilgili sevdiği her şey, harmanlanmış olarak duruyor. Rambo yeni bir ortamda ve daha öncekilere benzemeyen bir düşmanla karşı karşıya. Filmi yeni izleyecekler  de umarım geriye döner ve Rambo'yu bu savaşa neyin getirdiğini anlar."

Rambo Son Kan, Bulgaristan, Tenerife ve Kanarya Adaları'nda çekildi.
Rambo'nun tüneller ağı ve sığınağı da dâhil olmak üzere tüm setler Boyana'da yapıldı.
Meksika'da geçen dış sahneler de Tenerife ve Kanarya Adaları'nda çekildi.
Carbone şöyle diyor: "Tenerife'te Meksika yaratmanın zor olacağını sanıyordum ama Santa Cruz'a girip tepelerdeki gecekonduları gördüğümde "mükemmel" dedim. Renkler, dokular, Latin/İspanyol kültürü, her şey var."