10.08.2019

Siccin 6


Babasından kalan miras yüzünden üvey annesi ile sorunlar yaşayan Yaşar, aynı evde yaşadığı baldızı Canan’ın gizliden gizliye kendisine aşık olduğunu öğrenir. 

Yaşar, daha bu olayın şokunu üzerinden atamadan, evinde korkunç ve tuhaf olaylar yaşanmaya başlar. 

Bu süreçte akli dengesi bozuk olan kızı Efsun’un karanlık geçmişiyle yüzleşmesi, aile için çok acılı günlerin habercisi olacaktır. 

O sırada Orhan da kendisine bahşedilmiş yeteneğin bir hediye mi yoksa lanet mi olduğunu sorgulamaktadır. 

Orhan’ın çok değer verdiği alim hocası ona, Efsun’la mezarlıkta karşılaşmalarının bir tesadüf değil, “tevafuk” olduğunu anlatır.




Siccin serisinin önceki filmlerinde olduğu gibi Alper Mestçi'nin yönetmen koltuğunda oturduğu Siccin 6, ailevi sorunlarla boğuşurken kendisini bir anda tuhaf olayların içerisinde bulan Yaşar, karanlık bir geçmişe sahip olan kızı Efsun ve kendisine bahşedilen melekeleri sorgulayan Orhan'ın hikâyesini anlatıyor.

Siccin 6’nın yapımcılığını Muhteşem Tözüm üstlenirken, dağıtımını ise TME Films gerçekleştiriyor. 

Filmin oyuncu kadrosunda; Merve Ateş, Adnan Koç, Dilara Büyükbayraktar, Fatih Murat Teke, Sibel Aytan, Hüseyin Taş, Gönül Ürer, Deniz Kiziroğlu, Cemre Kiziroğlu,  Ergin Kılıkçıer ve Kurtuluş Şakirağaoğlu gibi isimler yer alıyor.





Filmin mmknmrtb notu ::

Kahramanlarının büyü yaparak ya da cinli işlere bulaşarak açtıkları kapıdan dünyamızda beliren kötülük timsali iblisler, onlara bu yolu açanlar başta olmak üzere, yakınlarına kötülük yapan günahkârlara ve onların aralarında kalarak yanan masumlara musallat olmaya devam ediyorlar..

Bir saniye dahi susmayan, 'volümü köklenmiş' müzik ve ses efektleriyle kulak zarımızı ve de sabrımızı zorlayan filmin; irili ufaklı tüm kahramanlarının, birbirinden iğrenç ve korkunç kâbus ve de halüsinasyonlarına -bazılarına defalarca- yer vermek için elinden geleni esirgemeyen Alper Mestçi'nin, bu husustaki hayal gücünün çeşitliliğini övmemek ayıp olur; hatta onun bu performansıyla, korku sinemasının 'cinli/iblisli' alttüründeki Hollywood örneklerini solladığını bile iddia edebiliriz..




Genel olarak Siccin serisinin, özel olarak da bu filmin en mühim iki hatası; adeta tespih tanesi gibi dizilerek filme montajlanmış 'korku salan' sekansların aralıksız bi şekilde devreye girerek, seyircisine soluklanacak zaman bırakmaması -ki bu küçük aralar, filmin akıcılığı için gerekli bir unsurdur- ve ikincisi de,  kahramanlarından bir tekinin dahi beladan uzak 'normal' bir yaşantıya sahip olmaması, aksine, tüm karakterlerin son derece lânetlenmiş bir ortamda ve de korkunç kâbuslar içinde hiç durmadan debelenip durmalarıdır..
Bu yoğun dehşet bombardımanı, filme has bir 'atmosfer' yaratımından ziyade, 'gerçek dünya'dan tamamen soyutlanmış, yapay bir 'korku evreni' hatta bir 'korku tüneli' etkisi yapıyor; ki bu durum da, filmin olası gücünü epeyi bi zayıflatıyor..




Senarist yönetmen Alper Mestçi'nin korku sinemamıza sağladığı belki de en mühim katkı, adeta Siccin'lerle büyüyen 'yetenekli çocuk oyuncu' Merve Ateş'i, 'korku filmlerinin fenomen oyuncusu' haline getirmesidir der; mebzul sayıda yerli-yabancı korku filmleri izlemekten dolayı idrak ettiğim 'doz aşımı' nedeniyle olsa gerek, özümü pek etkilemeyen/korkutmayan bu filmin -gayet başarılı kotarılmış görüntü ve ses efektlerinin de katkısıyla- birçok izleyicisini koltuğunda zıplatıp, dehşete düşürebilecek sahneler içerdiğini de siz sevgili okurlarıma önemle hatırlatırım..




Ve son olarak; bir zamanlar çektiği iki filmlik Musallat serisiyle, korku türünde belli bir seviyeyi yakaladığına tanıklık ettiğim, ama daha sonra devreye soktuğu Siccin'lerle vasata bile ulaşamayan Alper Mestçi'ye de daha nice musallatlar dilerim efenim..

4   /10